|
|
|
|
|
| 1. |
Elif, Lam, Ra. Bu, hikmet sahibi ve
herşeyden haberdar olan Allah tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış,sonra
da ayrıntılı olarak açıklanmış bir Kitaptır, |
|
|
|
|
|
| 2. |
şöyle ki, Allah'tan başkasına
kul olmayın! Ben size O'nun tarafından müjdelemek ve uyarmak
için gönderilmiş bir peygamberim! |
|
|
|
|
|
| 3. |
Bir de Rabbinizin mağfiretini
isteyin, sonra O'na tevbe edin ki, sizi muayyen bir zamana kadar güzel
bir şekilde yaşatsın ve her fazilet sahibine, mükafatını
versin. Eğer yüz çevirirseniz, haberiniz olsun ki ben sizin için
büyük bir günün azabından korkarım! |
|
|
|
|
|
| 4. |
Dönüşünüz ancak Allah'adır!
O ise, herşeye gücü yetendir! |
|
|
|
|
|
| 5. |
Bak onlar O'ndan gizlenmek için göğüslerini
büküyorlar! Evet, ama onlar örtülerine bürünürlürken, Allah onların
neyi gizlediklerini ve neyi açığa vurduklarını
bilir çünkü O bütün sinelerin özünü bilir! |
|
|
|
|
|
| 6. |
Yerde rızkı Allah'a ait olmayan
hiçbir debelenen yoktur; O, onların duracakları yeri de,
emanet edildikleri yeri de bilir. Onların hepsi açık bir
kitaptadır. |
|
|
|
|
|
|
7. |
O, hanginizin daha güzel davranacağı
hususunda sizi imtihan etmek için gökleri ve yeri attı günde
yarattı; Arşı su üstünde idi. Böyle iken Allah bilir
ya, sen onlara: " Siz öldükten sonra diriltileceksiniz."
dersen, küfredenler kesinlikle: " Bu apaçık aldatmadan başka
birşey değildir!" derler. |
|
|
|
|
|
|
8. |
Eğer kendilerinden ilerideki sayılı
bir süreye kadar azabı geciktirecek olsak, mutlaka: "Onu
ne engelliyor?" derler. Azap onlara geleceği gün, artık
kendilerinden çevrilecek değildir ve alay ettikleri şey
kendilerini sarmış olacaktır. |
|
|
|
|
|
| 9. |
Şayet insana tarafımızdan
bir nimet tattırıp sonra da onu kendisinden çekip alırsak,
şüphesiz ki, o bütün ümidini yitirir ve nankör biri oluverir. |
|
|
|
|
|
| 10. |
Şayet ona, dokunan bir sıkıntıdan
sonra bir mutluluk tattırıverirsek: "Her halde benden
bütün kötülükler gitti." der ve mutlaka sevinir, övünür. |
|
|
|
|
|
|
11. |
Ancak her iki durumda da sabredip güzel
güzel işler yapanlar başka; işte onlar için bir bağışlanma
ve büyük bir mükafat vardır. |
|
|
|
|
|
| 12. |
Şimdi belki de sen, onların:
"Ona bir hazine indirilse veya beraberinde bir melek gelse ya!"
demeleri yüzünden için sıkılarak, sana vahyolunanın
bir kısmını terkedecek olursun. Fakat sen, ancak bir
uyarıcısın. Allah ise herşeye vekildir. |
|
|
|
|
|
| 13. |
Yoksa: "Onu kendisi uydurdu"
mu diyorlar? De ki: "Öyle ise, haydi onun gibi uydurma on sure
getirin ve Allah'tan başka gücünüzün yettiğini de çağırın,
eğer doğru söylüyorsanız bunu yapın. |
|
|
|
|
|
|
14. |
Eğer bunun üzerine size cevap
veremedilerse, artık bilin ki, o ancak Allah'ın ilmiyle
indirilmiştir ve O'ndan başka ilah yoktur. Nasıl artık
teslim ediyor, İslam'ı kabul ediyorsunuz değil mi? |
|
|
|
|
|
|
15. |
Her kim dünya hayatını ve
onun süsünü arzu ederse, Biz onlara dünyada yaptıklarının
karşılığını tamamen öderiz ve bu konuda
kendilerine densizlik yapılmaz. |
|
|
|
|
|
| 16. |
Fakat onlar, ahirette öyle olurlar
ki, kendilerine ateşten başka birşey yoktur ve orada
yaptıkları bütün iyilikler heba olmuştur, bütün yaptıkları
boştur. |
|
|
|
|
|
| 17. |
Rabbinden açık bir delil üzerinde
olan, O'nun tarafından bir şahidin izlediği, ayrıca
kendisinden önce bir rehber ve rahmet olarak Musa'nın kitabı
bulunan kimse onlara benzer mi? İşte bunlar, ona iman ederler.
Gruplardan her kim ona küfrederse, artık onun varacağı
yer ateştir, sakın bunda şüpheye düşme; çünkü
bu Rabbinden bir gerçektir. Ne var ki, insanların çoğu imana
gelmezler. |
|
|
|
|
|
| 18. |
Bir yalanı Allah'a iftira edenden
dana zalim kim olabilir? Bunlar, Rablerinin huzuruna çıkarılacaklar,
şahitler de: "İşte bunlar, Rablerine karşı
yalan söyleyenlerdir!" diyeceklerdir. Haberiniz olsun, Allah'ın
laneti zalimleredir. |
|
|
|
|
|
| 19. |
Onlar ki, Allah yolundan alıkoyarlar
ve onu eğriltmek isterler. Ahireti inkar edenler de onlardır. |
|
|
|
|
|
| 20. |
Bunlar, yeryüzünde aciz bırakacak
değillerdir, kendilerim Allah'tan kurtaracak bir kayırıcıları
da yoktur. Onlara azap katlanacaktır. Onlar hem işitmeye
tahammül edemiyorlardı hem de görmüyorlardı. |
|
|
|
|
|
|
21. |
İşte bunlar kendilerine yazık
etmiş kimselerdir ve uydurdukları uydurmaları da kendilerini
bırakarak kaybolup gitmişlerdir. |
|
|
|
|
|
|
22. |
Şüphe yok ki, onlar, ahirette
en çok zarara uğrayanlardır. |
|
|
|
|
|
| 23. |
Fakat iman edip güzel işler yapanlar
ve Rablerine edeple gönülden itaat edenler, işte bunlar, cennetliklerdir;
orada sonsuza dek kalacaklardır. |
|
|
|
|
|
|
24. |
Bu iki grubun durumu, kör ve sağır
ile gören ve işitenin durumu gibidir. Bunlar hiç eşit olurlar
mı? Artık düşünmez misiniz? |
|
|
|
|
|
|
25. |
Andolsun ki, vaktiyle Nuh'u kavmine
gönderdik. Nuh onlara: " Ben size azabın sebeplerini ve
kurtuluşun yolunu açıklayan bir uyarıcıyım. |
|
|
|
|
|
|
26. |
Allah'tan başkasına kulluk
etmeyin! Gerçekten ben acı bir günün azabının başınıza
gelmesinden korkuyorum!" dedi. |
|
|
|
|
|
|
27. |
Buna karşı kavminden küfreden
ileri gelenler : "Biz seni sadece bizim gibi bir insan olarak
görüyoruz, sana uyanları ise ilk bakışta en aşağılık
olanlarımızdan ibaret görüyoruz. Sizin bize karşı
bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz. Hatta sizi yalancılar sanıyoruz."
dediler. |
|
|
|
|
|
| 28. |
Nuh: " Ey kavmim, ne dersiniz?
Eğer ben Rabbimden açık bir delil üzerinde isem ve O, bana
katından bir rahmet vermiş de size onu görecek göz verilmemişse,
onu istemediğiniz halde biz sizi ona zorlayacak mıyız? |
|
|
|
|
|
|
29. |
Ey kavmim, ben sizden buna karşı
bir mal da istemiyorum. Benim mükafatım yalnızca Allah'a
aittir ve ben, o iman edenleri kovacak değilim. Kesinlikle onlar
Rablerine kavuşacaklar, ama ben sizi cahillik eden bir topluluk
olarak görüyorum. |
|
|
|
|
|
| 30. |
Ey kavmim, ben onları kovarsam,
beni Allah'tan kim kurtaracak? Artık bir düşünmez misiniz? |
|
|
|