|
|
|
|
|
|
91. |
Dediler
ki: "Vallahii seni Allah bize üstün kıldı. biz doğrusu
büyük suç işlemiştik!" |
|
|
|
|
|
|
92. |
Yusuf
dedi ki : "Bugün size karşı kınama yok; Allah
sizi mağfiretiyle bağışlar! O, merhamet edenlerin
en merhametlisidir. |
|
|
|
|
|
|
93. |
Şimdi
siz benim şu gömleğim! götürün de babamın yüzüne bırakın,
gözü açılır. Ve bütün ailenizle toplanıp bana gelin!" |
|
|
|
|
|
|
94. |
Ne
zaman ki, bu taraftan kervan ayrıldı, öteden babaları
dedi ki: "Doğrusu ben bana bunaklık yakıştırmasına
kalkamazsanız gerçekten Yusuf'un kokusunu duyuyorum, eğer
bunak demezseniz!" |
|
|
|
|
|
|
95. |
Dediler
ki: "Vallahi sen gerçekten eski şaşkınlığında
devam ediyorsun!" |
|
|
|
|
|
| 96. |
Fakat
ne zaman ki gerçekten müjdeci geldi, gömleği yüzüne bıraktı,
gözü açılıverdi. "Ben size demedim mi, ben Allah tarafından
sizin bilmeyeceklerinizi bilirim ?" dedi. |
|
|
|
|
|
|
97. |
Dediler
ki:"Ey bizim şefkatli babamız, bizim için günahlarımızın
(bağışlanmasın)
dile, bizler gerçekten büyük günah işlemiştik! |
|
|
|
|
|
|
98. |
Dedi
ki: "Sonra sizin için Rabbime istiğfar edeceğim. Gerçek
şu ki, çok bağışlayan O'dur, merhameteden O'dur. |
|
|
|
|
|
| 99. |
Yusuf'un
yanma vardıklarında, ana ve babasını kucakladı,
yanma aldı ve: "Buyurun Allah'ın dilemesiyle Mısır'a
güvenle girin!" dedi. |
|
|
|
|
|
| 100. |
Ana
ve babasını taht üzerine çıkardı, hepsi Yusuf
için secdeye kapandılar. Yusuf da:"Ey babacığım,
işte bundan önceki rüyamın yorumu bu; gerçekten Rabbim onu
gerçekleştirdi, cidden bana iyilikte bulundu;çünkü beni zindandan
çıkardı; şeytan benimle kardeşlerimin arasını
dürtüştürdükten (bozduktan)
sonra sizi çölden buraya getirdi. Gerçekten Rabbim, dilediği
şey için aldığı tedbirde çok hoş davranır.
Gerçek şu ki, O, herşeyi çok iyi bilen, her yaptığın
bir hikmete göre yapandır! |
|
|
|
|
|
|
101. |
Ey
Rabbim, Sen bana mülkten bir nasip verdin ve bana rüyaların tabirinden
bir ilim öğrettin. Gökleri ve yeri yaratan Rabbim, dünya ve ahirette
benim velim Sensin! Benim ruhumu müslüman olarak al ve beni iyiler
arasına kat!" dedi. |
|
|
|
|
|
| 102. |
İşte
bu gayb haberlerindendir ki sana onu vahiy yolu ile bildiriyoruz.
Yoksa onlar yapacaklarına karar verip hile yaparlarken sen yanlarında
değildin. |
|
|
|
|
|
| 103. |
Ve
insanların çoğu sen ne kadar çok arzu etsen de mümin değillerdir! |
|
|
|
|
|
|
104. |
Buna
karşı onlardan bir ücret de istemiyorsun; O Kur'an bütün
alemlere ancak ilahi bir uyarıdır. |
|
|
|
|
|
|
105. |
Bununla
beraber göklerde, yerde nice deliller vardır ki, yüz yüze gelirler
de onlardan yüzlerini çevirerek geçerler. |
|
|
|
|
|
| 106. |
Onların
pek çoğu Allah'a ortak koşmaksızın iman etmezler. |
|
|
|
|
|
| 107. |
Yoksa
bunlar, Allah'ın azabından; hepsini saracak bir belanın
gelivermesinden veya farkında değillerken kendilerine ansızın
kıyametin gelivermesinden güven içinde midirler? |
|
|
|
|
|
| 108. |
De
ki: "İşte benim yolum budur; basiret üzere Allah'a
davet ederim, ben ve bana uyanlar; Allah'ı tenzih ederim ve ben
ortak koşanlardan değilim." |
|
|
|
|
|
| 109. |
Senden
önce gönderdiğimiz peygamberler de ancak şehirler halkından
kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkeklerdi. Şimdi
o yerde dolaşmıyorlar mı? Kendilerinden önce gelip
geçenlerin akibetlerinin nasıl olduğuna bir baksalar ya!
Elbette ahiret evi korunanlar için daha hayırlıdır.
Hala aklınızı kullanmayacak mısınız? |
|
|
|
|
|
| 110. |
Nihayet
peygamberler ümitlerim kesecek hale geldikleri ve kendilerinin yalancı
çıkarılmış oldukları zannına kapıldıkları
zaman, onlara yardımımız geldi ve dilediklerimiz kurtuluşa
erdirildi. Suçlular topluluğundan ise azabımız geri
çevrilmez! |
|
|
|
|
|
|
111. |
Gerçekten
onların kıssalarında akıllılar için bir ibret
vardır! Bu Ku'ran uydurulur bir söz değil, ancak kendi önündekinin
tasdiki, herşeyin açıklayıcısı ve iman edecek
topluluk için bir hidayet, bir rahmettir! |
|
|
|