|
|
|
|
|
| 91. |
Allah asla oğul edinmedi ve beraberinde
bir tanrı da yoktur; Öyle olsaydı, her tanrı kendi
yarattığını sürükleyip gider ve elbette birbirlerine
üstünlük taslarlardı. Allah, onların yakıştırdıkları
sıfatlardan münezzehtir. |
|
|
|
|
|
| 92. |
Allah, gaybı da aşikar olanı
da bilendir. O, onların koştukları ortaklardan çok
yücedir. |
|
|
|
|
|
| 93. |
De ki: "Rabbim, eğer onlara
va'dedilen azabı bana mutlaka göstereceksen, |
|
|
|
|
|
| 94. |
beni o zalimler güruhu arasında
bulundurma Rabbim!" |
|
|
|
|
|
| 95. |
Şüphesiz ki Biz, onlara yaptığımız
tehdidi sana gösterme gücüne sahibiz elbette. |
|
|
|
|
|
| 96. |
Sen o kötülüğü en güzel bir davranışla
defet; Biz onların ne halt edeceklerini daha iyi biliriz. |
|
|
|
|
|
| 97. |
Ve de ki: "Ey Rabbim, şeytanların
dürtüştürmelerinden (kışkırtmalarından)
sana sığınırım! |
|
|
|
|
|
| 98. |
Huzuruma gelmelerinden sana sığınırım
Rabbim!" |
|
|
|
|
|
| 99. |
Nihayet onlardan birine ölüm geldiğinde
diyecek ki : "Rabbim, döndür, döndür beni, döndür! |
|
|
|
|
|
| 100. |
Belki ben, o bıraktığımda
(boşa geçirdiğim
dünyada) iyi işler yaparım!"
Hayır, hayır! Bu, onun söylediği boş bir sözdür.
Ötelerinde ise yeniden diriltilecekleri güne kadar bir engel vardır. |
|
|
|
|
|
|
101. |
Sur'a üfrüldüğü zaman, artık
o gün ne aralarında soy sop ilişkisi olacak, ne de birbirlerini
soracaklar. |
|
|
|
|
|
| 102. |
O zaman her kimin tartıları
ağır gelirse, işte onlar o kurtuluş bulanlardır. |
|
|
|
|
|
| 103. |
Her kimin de tartılan yeğni
(hafif)
gelirse, işte onlar kendilerine yazık edenler ve cehennemde
kalacaklardır. |
|
|
|
|
|
|
104. |
Orada dişleri sırıtırken
ateş yüzlerini yalar. |
|
|
|
|
|
|
105. |
Ayetlerimiz size okunuyordu da siz
onları yalanlıyordunuz değil mi? |
|
|
|
|
|
| 106. |
Derler: "Rabbimiz, bizi azgınlığımız
altetti ve biz, sapık bir kavim idik. |
|
|
|
|
|
| 107. |
Rabbimiz, çıkar bizi buradan;
döner bir daha yaparsak şüphesiz ki biz zalimleriz. |
|
|
|
|
|
| 108. |
Allah buyurur: "Orada sinin, Bana
birşey söylemeyin! |
|
|
|
|
|
| 109. |
Çünkü Kullarımdan: "Ey Rabbimiz,
iman ettik; bizi bağışla, bize acı; Sen merhamet
edenlerin en hayırlısısın!" diyenler vardı. |
|
|
|
|
|
| 110. |
Siz, onlarla alay ettiniz, hala Beni
anmayı size unutturdular, onlara öyle gülüyordunuz. |
|
|
|
|
|
| 111. |
İşte Ben onlara sabretmelerine
karşılık bugün bu mükafatı verdim. Murada erenler
onlardır, onlar! |
|
|
|
|
|
| 112. |
"Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?"
diye soracak Allah |
|
|
|
|
|
| 113. |
Onlar: "Bir gün veya bir günün
bir kısmı, sayanlara sor." derler. |
|
|
|
|
|
| 114. |
Allah buyuruyor ki: "Bilmiş
olsanız, gerçekten pek az kaldınız." |
|
|
|
|
|
| 115. |
Yoksa siz, Bizim sizi boş yere
yarattığımızı ve Bize döndürülmeyeceğinizi
mi sandınız? |
|
|
|
|
|
| 116. |
Demek ki Allah,o hak padişah yüksek,
çok yüksek! Başka tanrı yoktur; ancak O vardır. O,
şanlı Arş'ın sahibidir. |
|
|
|
|
|
| 117. |
Her kim Allah ile birlikte başka
bir tanrı olduğunu iddia ederse, onun bu hususta hiçbir
delili yoktur ve onun hesabı Rabbinin katında görülecektir
ancak! Gerçek şu ki, kafirler kurtuluşa eremezler! |
|
|
|
|
|
| 118. |
Ve de ki: "Rabbim, beni bağışla,
merhamet buyur; Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın! |
|
|
|