|
|
|
|
|
|
61. |
Size geldiklerinde: "Biz inandık."
derler. Oysa yanınıza kafir girmiş kafir çıkmışlardır.
Allah ise onların neler sakladıklarını kendilerinden
daha iyi bilir. |
|
|
|
|
|
|
62. |
Onlardan birçoğunun, günaha girmek,
haksızlık yapmak ve haram yemek için sür'at yarışı
yaptıklarını görürsün. Yaptıkları ise ne
kötü! |
|
|
|
|
|
|
63. |
Bari Allah dostları ve bilginleri,
onları yalan söylemekten ve haram yemekten alıkoysaydılar.
Ne kötü bir sanata alışmışlar! |
|
|
|
|
|
|
64. |
Bir de Yahudiler: "Allah'ın
eli bağlıdır." dediler ve dedikleri yüzünden elleri
bağlandı ve la'netlendiler. Hayır, O'nun iki eli de
açıktır, dilediği gibi nimet veriyor. Andolsun ki,
sana Rabbinden indirilenler, onlardan birçoğunun azgınlığını
küfrünü artıracaktır. Bununla birlikte, aralarına kıyamete
kadar sürecek olan bir düşmanlık ve kin bıraktık.
Her ne zaman savaş için bir ateş tutuşturdularsa, Allah
onu söndürdü. Onlar yeryüzünde bozgunculuk için koşarlar; Allah
ise bozguncuları sevmez. |
|
|
|
|
|
|
65. |
Eğer kitap verilenler iman edip
Allah'tan korksalardı, şüphesiz onların kötülüklerini
örter ve onları nimeti bol cennetlere koyardık. |
|
|
|
|
|
| 66. |
Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i
ve Rablerinden kendilerine indirileni doğruca uygulasalardı,
hem üstlerinden hem de ayaklarının altlarında olanlardan
yerlerdi. İçlerinden orta yolu tutan bir ümmet de yok değil;
fakat çoğu ne kötü işler yapıyorlar! |
|
|
|
|
|
|
67. |
Ey şanlı Peygamber, sana
Rabbinden her indirileni tebliğ et! Eğer bunu yapmazsan
onun elçiliğini yerine getirmemiş olursun. Allah seni insanlardan
koruyacaktır. Emin ol, Allah, kafirleri muratlarına erdirmeyecektir. |
|
|
|
|
|
|
68. |
De ki: "Ey kitap verilenler, siz
Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni uygulamadıkça
hiçbir şey değilsiniz." Andolsun ki, Rabbinden sana
indirilen -bu Kur'an-, onlardan birçoğunun azgınlığını
ve küfrünü artıracaktır. O halde kafirlere acıyacağın
tutmasın! |
|
|
|
|
|
| 69. |
Şüphe yok ki, iman edenler, yahudiler,
sabiiler ve hıristiyanlar her kim Allah'a ve ahiret gününe iman
edip de dürüstçe çalışırsa, artık onlara korku
yoktur ve onlar üzülecek de değillerdir. |
|
|
|
|
|
| 70. |
Andolsun ki, Biz İsrailoğullarından
teminat aldık ve kendilerine peygamberler gönderdik. Canlarının
istemediği bir hükümle bir peygamber geldikçe, bir takımına
yalancı dediler bir takımını da öldürüyorlardı. |
|
|
|
|
|
| 71. |
Ve başlarına bir fitne kopmayacak
sandılar da kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah, tevbelerini
kabul buyurdu, sonra içlerinden birçoğu tekrar kör ve sağır
kesildiler. Şimdi de Allah, ne yapıyorlar görüyor. |
|
|
|
|
|
| 72. |
"Meryem oğlu Mesih Allah'tır."
diyenler kesinlikle kafir oldular. Oysa Mesih şöyle demişti:
"Ey İsrailoğulları, hepiniz benim de sizin de
Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin! Kim Allah'a ortak koşarsa,
Allah ona cennetini yasak etmiştir, varacağı yer ateştir
ve zulmedenlerin yardımcıları yoktur." |
|
|
|
|
|
| 73. |
"Allah, üçün üçüncüsüdür."
Diyenler elbette kafir oldu. Oysa, bir tek ilahtan başka ilah
yoktur. Eğer bu dediklerinden vazgeçmezlerse, içlerinden kafir
olarak kalanlara kesinlikle pek acı veren bir azap dokunacaktır. |
|
|
|
|
|
| 74. |
Bunlar hala Allah'a tevbe edip O'ndan
bağışlanmalarını dilemeyecekler mi? Allah
çok bağışlayan, çok merhamet edendir. |
|
|
|
|
|
| 75. |
Meryem'in oğlu Mesih yalnızca
bir peygamberdir. Ondan önce de bir çok peygamberler gelip geçti.
Annesi de gayet doğru bir kadındır. İkisi de yemek
yerlerdi. Bak biz onlara ayetlerimizi nasıl açık anlatıyoruz!
Sonra da nasıl çevrildiklerine bir bak! |
|
|
|
|
|
| 76. |
De ki: "Siz Allah'ı bırakıp
da size kendiliklerinden ne zarar ne de yarar verme gücü bulunmayan
şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa herşeyi işiten ve
bilen yalnız Allah'tır. |
|
|
|
|
|
| 77. |
De ki: "Ey kitap verilenler, dininizde
haksız yere aşırılığa dalmayın
ve bundan önce şaşmış, birçoklarını
da şaşırtmış ve yolun doğrusundan sapmış
bir kavmin keyifleri ardından gitmeyin!" |
|
|
|
|
|
| 78. |
İsrailoğullarından o
küfredenler, hem Davud'un hem de Meryem'in oğlu İsa'nın
dili ile lanetlendiler. Bu, onların isyan etmeleri ve hakkın
sınırlarını aşmakta olmaları yüzündendi. |
|
|
|
|
|
| 79. |
İşledikleri bir kötülükten
birbirlerini vazgeçirmezlerdi. Gerçekten ne kötü iş yapıyorlardı! |
|
|
|
|
|
| 80. |
Onlardan birçoğunun Allah'ı
tanımayanlara yardakçılık ettiklerini görürsün. Elbette
ki, onların kendileri için takdim ettiği hediye ne çirkin!
Allah onlara gazap etmiştir ve sonsuza kadar azapta kalacaklardır. |
|
|
|
|
|
| 81. |
Eğer Allah'a, peygambere ve ona
indirilene inansalardı, o kafirleri dost edinmezlerdi. Fakat
onların çoğu imandan uzak fasıklardır. |
|
|
|
|
|
| 82. |
İnsanların inananlara düşmanlık
bakımından en azılısı olarak herhalde yahudilerle
Allah'a ortak koşanları bulacaksın. İnananlara
dostluk bakımından en yakın olarak da her halde "Biz
hıristiyanlarız." diyenleri bulacaksın. Bunun
sebebi, onların içinde bilgin keşişlerin ve dünyayı
terk etmiş rahiplerin bulunmasıdır ve bunlar büyüklük
taslamazlar. |
|
|
|
|
|
| 83. |
Peygambere indirileni dinledikleri
zaman onun hak olduğuna aşinalıklarından dolayı
gözlerinin yaşlarla dolup boşandığını
görürsün. Onlar: "Ey bizim Rabbimiz, inandık iman getirdik,
şimdi Sen bizi şahitlik yapanlarla beraber yaz! |
|
|
|
|
|
| 84. |
Rabbimizin bizi iyilerle birlikte bulundurmasını
gönülden arzu ederken, biz ne diye Allah'a ve bize gelen gerçeğe
inanmayalım." derler. |
|
|
|
|
|
| 85. |
Böyle demelerine karşılık
Allah da kendilerine mükafat olarak altlarından ırmaklar
akan cennetleri içlerinde ebedi kalmak üzere verdi. İşte
iyilik yapanların mükafatı budur. |
|
|
|
|
|
| 86. |
Küfredip ayetlerimizi yalanlayanlara
gelince, onlar hep cehennem ehlidirler. |
|
|
|
|
|
| 87. |
Ey iman edenler, Allah'ın size
helal kıldığı nimetlerin hoşlarını
kendinize haram kılmayın, aşırı da gitmeyin.
Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez. |
|
|
|
|
|
| 88. |
Hem Allah'ın size rızık
olarak verdiği nimetlerden helal ve temiz olarak yiyin hem de
kendisine inanmış olduğunuz Allah'tan korkun! |
|
|
|
|
|
| 89. |
Allah, bilmeyerek yaptığınız
boş yeminlerinizden sizi sorumlu tutmaz. Ancak bile bile kendinizi
bağladığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar.
Bunun da keffareti çoluk-çocuğunuza yedirdiğinizin orta
derecesinden on fakiri doyurmak yahut giydirmek veya bir köle azad
etmektir. Bunlara gücü yetmeyen üç gün oruç tutar. İşte
yemin ettiğiniz vakit yeminlerinizin keffareti bu! Bununlar beraber,
yeminlerinizi gözetin. Allah size hükümlerini böylece açıklıyor
ki, şükredesiniz. |
|
|
|
|
|
| 90. |
Ey iman edenler, içki, kumar, putlar
ve kısmet çekilen zarlar, hep şeytan işi, murdar bir
şeydir. Onun için siz ondan kaçın ki yakayı kurtarasınız. |
|
|
|