|
|
|
|
|
|
121. |
Üzerlerine Allah'ın adı anılmamış
olanlardan yemeyin; çünkü o, kesinlikle Allah'ın emrinden çıkmaktır.
Bununla birlikte şeytanlar kendi dostlarına sizinle tartışmaları
için mutlaka telkinde bulunacaklardır. Eğer onlara uyarsanız,
şüphesiz siz de Allah'a ortak koşanlardan olursunuz. |
|
|
|
|
|
|
122. |
Ölü iken dirilttiğimiz, insanlar
arasında yürümesini sağlayan bir aydınlık verdiğimiz
kişi, içinden çıkamayacağı karanlıklarda
kalan kişi gibi olur mu hiç? Fakat kafirlere yaptıkları
işler öyle yaldızlı gösterilmektedir. |
|
|
|
|
|
|
123. |
Böylece her şehirde o şehrin
günahkarlarının büyüklerini, orada hilekarlık yapsınlar
diye, işbaşında bulundurmaktayız. Oysa onlar,
hilekarlığı başkalarına değil, kendilerine
yapıyorlar da farkına varamıyorlar. |
|
|
|
|
|
|
124. |
Onlara bir ayet geldiği zaman,
"Allah'ın peygamberlerine verilen peygamberlik aynen bizlere
verilmedikçe sana asla inanmayacağız." diyorlar. Allah,
peygamberliğini kime vereceğini en iyi bilendir. Hilekarlıklarından
dolayı, öyle günahkarlara, yarın Allah yanında hem
bir küçüklük hem de çok çetin bir azap isabet edecek. |
|
|
|
|
|
|
125. |
Allah, her kimi doğru yola erdirmek
isterse, onun gönlünü islama açar. Her kimi de sapıklığa
bırakmak isterse onun kalbini daraltır, öyle sıkıştırır
ki, sanırsın öfkesinden göğe çıkacak. Allah imana
gelmeyenleri o murdarlık içinde hep böyle bırakır. |
|
|
|
|
|
| 126. |
Bu islamiyet, doğrudan doğruya
Rabbinin yoludur. Gerçekten aklını başına alacak
bir kavme ayetleri ayrıntılarıyla açıkladık. |
|
|
|
|
|
|
127. |
Rablerinin katında "Selam
yurdu" onlarındır. Bütün yapacakları işlerde
kendilerinin velisi de O'dur. |
|
|
|
|
|
|
128. |
Onların hepsini toplayıp
bir araya getireceği gün: "Ey cin topluluğu, gerçekten
şu insanlara çok çektirdiniz!" diyecek, insanlardan onların
yardakçıları da: "Ey Rabbimiz, biz birbirimizden yararlandık
ve bizim için kararlaştırdığın ecele ulaştık."
diyecekler. Allah: "Sizin ikametgahınız, Allah'ın
dilediği zamanlardan başka, ebedi kalmak üzere ateştir.
Şüphesiz Rabbin hikmet sahibidir, herşeyi bilendir." |
|
|
|
|
|
| 129. |
İşte Biz, işleyip kazandıkları
günahlardan dolayı zalimlerden kimini kimine dost ederiz. |
|
|
|
|
|
| 130. |
Ey cin ve insan topluluğu, size
ayetlerimizi anlatan ve bu gününüzün geleceğini haber veren peygamberler
gelmedi mi?" Onlar: "Ey Rabbimiz, biz kendi aleyhimize şahitlik
ederiz." diyecekler. Dünya hayatı onları aldattı
da kendi aleyhlerine kafir olduklarına şahitlik ettiler. |
|
|
|
|
|
|
131. |
Bu, Rabbinin ülkeleri onların
halkı habersiz iken, yani onları uyarmadan haksız yere
helak edici olmamasından ileri gelmektedir. |
|
|
|
|
|
| 132. |
Herkesin yaptıklarından dolayı
dereceler vardır. Rabbin ne yaptıklarından habersiz
de değildir. |
|
|
|
|
|
| 133. |
Rabbin zengindir, merhametlidir. Yoksa,
dilerse, sizi ortadan kaldırır ve nasıl ki, sizi başka
bir kavmin soyundan getirdi ise, arkanıdan yerinize dilediğini
getirir. |
|
|
|
|
|
|
134. |
Size yapılan tehdit, kesinlikle
başınıza gelecektir; siz onun önüne geçemezsiniz. Rabbin
zengindir, merhametlidir. Yoksa, dilerse, sizi ortadan kaldırır
ve nasıl ki, sizi başka bir kavmin soyundan getirdi ise,
arkanıdan yerinize dilediğini getirir. |
|
|
|
|
|
|
135. |
De ki: "Ey kavmim, yapacağınızı
bütün kuvvetinizle yapın, ben görevimi yapıyorum. Artık
yakında dünya evinin sonunun kimin olacağını bileceksiniz.
Şu kesindir ki, zalimler arzularına eremeyeceklerdir." |
|
|
|
|
|
| 136. |
Tutup Allah'ın yarattığı
ekin ve davardan ona bir pay ayırdılarve kendi yanlış
kanaatlerince: "Bu Allah için, bu da ortaklarımız için."
dediler. Fakat ortakları için olanlar Allah tarafına geçmez,
Allah için yarılmış olan ise, ortaklarının
tarafına geçer. Ne kötü hüküm yürütüyorlar! |
|
|
|
|
|
| 137. |
Yine bunun gibi, Allah'a ortak koşanlardan
çoğuna çocuklarını öldürmeyi de o taptıkları
ortaklar, hem onları helak etmek hem de dinlerini karma karışık
etmek için iyi birşeymiş gibi gösterdiler. Allah dileseydi,
bunu yapmazlardı. O halde onları uydurdukları kanunlarla
başbaşa bırak ne halleri varsa görsünler. |
|
|
|
|
|
| 138. |
Onlar bozuk kanaatleriyle: "Şunlar
ilişilmez hayvanlar ve ekinlerdir. Onları, ancak dilediğimiz
kişilere yedireceğiz. Şunlar da sırtlarına
binilmesi ve yük taşınması haram edilmiş hayvanlardır."
dediler. Diğer bir takım hayvanları da Allah'ın
adını anmadan keserler. Bütün bunları Allah'a iftira
ederek yaparlar. İftira etmeleri yüzünden Allah yakında
cezalarını verecek. |
|
|
|
|
|
| 139. |
Birde: "Şu hayvanların
karnındaki yavrular, sadece erkeklerimize ait olup kadınlarımıza
haramdır. Eğer ölü doğarsa hepsi ona ortaktırlar."
dediler. Allah, onlara bu isnatlarının cezasını
yakında verecektir. Muhakkak O, hikmet sahibidir, herşeyi
bilendir. |
|
|
|
|
|
| 140. |
Bilgisizlik ve düşüncesizlikle
çocuklarını öldürenler ve Allah'ın kendilerine rızık
olarak verdiği nimetleri, Allah'a iftira ederek yasaklayanlar,
kesinlikle zarar ettiler. Şüphesiz onlar, yanlış gittiler
ve hiçbir zaman muvaffak olamadılar. |
|
|
|
|
|
| 141. |
O çardaklı ve çardaksız cennet
misali bağları, tatları ve yemişleri birbirinden
farklı ekinleri, hurmaları, zeytinleri, narları, birbirine
hem benzer hem benzemez bir şekilde yaratan hep O'dur. Her biri
ürün verdiğinde meyvelerinden yiyin. Hasat ve toplama zamanında
hakkını da verin, israf etmeyin; çünkü O, israf edenleri
sevmez. |
|
|
|
|
|
| 142. |
Hayvanlardan gerek yük taşıyıcıları,
gerekse sergi yapmakta yararlanılacakları yaratan da O'dur.
Allah'ın size verdiği rızıklardan yiyin, fakat
şeytanın adımlarına uymayın; çünkü o, sizin
için açık bir düşmandır. |
|
|
|
|
|
| 143. |
Sekiz çift yarattı: Bir çift koyun,
bir çift keçi. De ki: "İki erkeği mi, iki dişiyi
mi, yoksa iki dişinin rahimlerindekini mi haram etti? Eğer
doğru söylüyorsanız, bana ilme dayalı bir biçimde haber
verin!" |
|
|
|
|
|
| 144. |
Deveden bir çift sığırdan
da. De ki: "İki erkeği mi, iki dişiyi mi, yoksa
iki dişinin rahimlerindekini mi haram etti? Yoksa, Allah size
bu yasaklamayı emrederken, siz orada mıydınız?"
Öyle gerçeği bilmeden insanları yoldan çıkarmak için
uydurduğu yalanı Allah'ın üstüne atandan daha zalim
kim olabilir? Kesinlikle Allah, zalimleri doğru yola çıkarmaz. |
|
|
|
|
|
| 145. |
De ki: "Bana vahyolunanlar arasında,
ölü, dökülen kan, pisliğin ta kendisi olan domuz eti veya Allah'tan
başkasının adı anılarak açık bir günahla
kesilmiş hayvandan başkasını, yiyecek bir adama
haram kılınmış birşey bulmuyorum. Her kim
çaresiz kalırsa, başka bir çaresizin hakkına tecavüz
etmek ve zorunlu miktarı aşmamak şartıyla, bunlardan
yiyebilir; çünkü Rabbin gerçekten bağışlayan ve merhamet
edendir. |
|
|
|
|
|
| 146. |
Yahudilere bütün tırnaklı
hayvanları haram ettik. Bir de bunlara sığır ve
koyunun, sırtlarında, barsakları üzerinde veya kemiklere
yapışık kuyruk kısmının dışındaki
yağlarını da haram ettik. Bunu onlara azgınlıkları
yüzünden bir ceza yaptık. Şüphesiz Biz, her hususta doğru
söyleriz. |
|
|
|
|
|
| 147. |
-Eğer seni yalanlamaya yeltenirlerse,
de ki: "Rabbiniz bitmez tükenmez bir rahmet sahibidir, fakat
O'nun kahrı günahkarlar topluluğundan geri çevrilemez. |
|
|
|
|
|
| 148. |
Allah'a ortak koşanlar diyecekler
ki: "Allah dileseydi ne biz, ne de babalarımız O'na
ortak koşardık; hiçbir şeyi de haram kılmazdık."
Bunlardan öncekiler de Bizim azabımızı tadıncaya
kadar böyle yalanlamışlardı. Onlara de ki: "İlim
denilecek birşeyiniz var mı ki, bize çıkara-sınız?
Siz sadece bir zannın ardından gidiyorsunuz ve siz yalnızca
atıp tutuyorsunuz." |
|
|
|
|
|
| 149. |
De ki: "Kesin ve açık delil
ancak Allah'ındır. O, dileseydi, sizi hep birden doğru
yola iletirdi." |
|
|
|
|
|
| 150. |
De ki: "Haydi, Allah'ın bunu
haram kıldığına şahitlik edecek şahitlerinizi
getirin!" Eğer gelir, şahitlik ederlerse, sen onlarla
beraber şahitlik etme, ayetlerimizi yalanlayanların, o ahirete
inanmayanların çarpık arzularına uyma! Nasıl uyarsın
ki, onlar Rablerine baş-kasını denk tutuyorlar. |
|
|
|