|
|
|
|
|
|
61. |
Nuh: "Ey kavmim, bende hiçbir
sapıklık yoktur; ancak ben alemlerin Rabbi tarafından
gönderilmiş bir peygamberim." dedi. |
|
|
|
|
|
|
62. |
"Size, Rabbimin mesajlarını
iletiyorum, size öğüt veriyorum ve ben Allah'tan gelen vahy ile
sizin bilmeyeceklerinizi biliyorum. |
|
|
|
|
|
|
63. |
Size o korkunç akibeti bildirmek için,
korunmanız için belki de rahmete kavuşturulmanız için
sizden bir adam aracılığı ile Rabbinizden size
bir uyarının gelmesine inanmıyor da şaşıyor
musunuz?" dedi. |
|
|
|
|
|
|
64. |
Bunun üzerine ona yalan söylüyorsun,
dediler. Biz de onu ve beraberinde iman edenleri gemide kurtuluşa
erdirdik ve ayetlerimize yalan diyenleri suda boğduk. Çünkü onlar
basiretleri körelmiş bir toplum idiler. |
|
|
|
|
|
|
65. |
Ad kavmine de kardeşleri Hud'u
gönderdik: "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, ondan başka
hiçbir ilahınız yoktur! Hala siz O'nun azabından sakınmayacak
mısınız?" dedi. |
|
|
|
|
|
| 66. |
Kavminden o küfre dalmış
olan cumhur cemaat =ileri gelenler: "Gerçekten biz, seni bir
çılgınlık içinde görüyoruz ve muhakkak seni yalancılardan
biri sanıyoruz." dediler. |
|
|
|
|
|
|
67. |
-Hud: "Ey kavmim, bende hiçbir
çılgınlık yok, fakat ben alemlerin Rabbi tarafından
bir peygamberim!" dedi. |
|
|
|
|
|
|
68. |
Size Rabbimin mesajlarını
iletiyorum ve ben sizler için güvenilir bir öğütçüyüm. |
|
|
|
|
|
| 69. |
Sizi uyarmak için içinizden bir adam
aracılığı ile size Rabbinizden bir ihtar geldiğine
inanmayıp da şaşıyor musunuz? Düşünün ki,
O, sizi Nuh kavminden sonra onların yerine getirdi ve yaratılışta
sizi iri kıyım yaptı. O halde Allah'ı nimetlerini
unutmayıp onları anın ki kurtuluşa erdirilesiniz."
dedi. |
|
|
|
|
|
| 70. |
"Sen bize yalnız Allah'a
tapalım ve atalarımızın tapmakta olduklarını
bırakalım diye mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden
isen, haydi bizi korkuttuğun o azabı başımıza
getir de görelim!" dediler. |
|
|
|
|
|
|
71. |
Hud: "İşte üzerinize
Rabbinizden bir azap fırtınası ve bir öfke indi. Siz,
benimle sizin ve atalarınız taktığı kuru
adlar hakkında mı tartışıyorsunuz? Oysa Allah
onlara hiçbir zaman saltanat indirmedi. Artık gözetin, ben de
sizinle birlikte gözetenlerdenim" dedi. |
|
|
|
|
|
|
72. |
Bunun üzerine kendisini ve beraberindekileri,
yalnız katımızdan bir rahmet ile kurtardık, ayetlerimize
yalan deyip iman etmeyenlerin kökünü kestik. |
|
|
|
|
|
| 73. |
Semud kavmine de kardeşleri Salih'i
gönderdik. Salih onlara: "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, ondan
başka hiçbir ilahınız yoktur. İşte size Rabbinizden
açık bir mucize geldi. Bu size bir delil olmak üzere Allah'ın
dişi devesidir, bırakın Allah'ı toprağında
otlasın, ona bir fenalıkla dokunmayın; yoksa acı
bir azaba uğrarsınız!" dedi. |
|
|
|
|
|
|
74. |
Ve düşünün ki, O, sizi Ad kavminden
sonra onların yerine getirdi; sizi bu topraklarda yerleştirdi
ovalarında köşkler kuruyor, dağlarında evler yontuyorsunuz.
Artık hep, Allah'ın nimetlerini anın yeryüzünü bozgunculuk
yaparak berbat etmeyin!" dedi. |
|
|
|
|
|
|
75. |
Kavminin içinde kibirlerine yediremeyen
cumhur cemaat =ileri gelenler, hırpalanmakta olanlardan iman
etmiş olanlara: "Siz, Salih'in gerçekten Rabbi tarafından
gönderilmiş olduğunu biliyor musunuz?" dediler. Onlar:
"Doğrusu biz, onun gönderildiği şeye inanıyoruz!"
dediler. |
|
|
|
|
|
|
76. |
O kibirlerine yediremeyenler: "Doğrusu
biz, sizin inandığınız şeye inanmıyoruz!"
dediler.." |
|
|
|
|
|
| 77. |
Derken o dişi deveyi tepelediler,
ayaklarını keserek öldürdüler, Rablerinin emrine baş
kaldırdılar ve: "Hey Salih, sen gerçekten peygamberlerden
isen, bizi tehdit etmekte olduğun azabı getir de görelim!"
dediler. |
|
|
|
|
|
|
78. |
Bunun üzerine kendilerini o şiddetli
sarsıntı tutuverdi ve yurtlarında çöküp kaldılar. |
|
|
|
|
|
| 79. |
O, onlardan döndü ve: "Ey kavmim,
ben size Rabbimin mesajını tamamen ilettim ve öğüt
verdim; ancak siz öğüt verenleri sevmezsiniz!" dedi. |
|
|
|
|
|
| 80. |
Lut'u da gönderdik. O, kavmine: "Sizden
önce alemlerden hiçbirinin yapmadığı hayasızlığı
siz mi yapıyorsunuz? |
|
|
|
|
|
|
81. |
Gerçekten siz, kadınları
bırakıp şehvetle erkeklere mi varıyorsunuz. Hayır,
siz pek haddi aşan bir topluluksunuz!" dedi. |
|
|
|
|
|
|
82. |
Kavminin cevabı ise: "Çıkarın
şunları memleketinizden; çünkü onlar, eteklerini çok temiz
tutan insanlardır!" demelerinden başka birşey
değildi. |
|
|
|
|
|
| 83. |
Biz de onu ve ailesini kurtardık;
ancak karısı kalıp yere geçenlerden oldu. |
|
|
|
|
|
|
84. |
Onların üzerine bir azap yağmuru
yağdırdık. İşte bak mücrimlerin sonu nasıl
oldu! |
|
|
|
|
|
|
85. |
Medyen kavmine de kardeşleri Şuayb'ı
gönderdik: "Ey kavmim Allah'a kulluk edin, O'ndan başka
hiçbir tanrınız yoktur. İşte size Rabbinizden
açık bir delil geldi; artık ölçeği ve teraziyi tam
tutun, insanların eşyasına haksızlık etmeyin,
yeryüzünde, düzeni sağlandıktan sonra, yine bozgunculuk
etmeyin! Eğer bana inanırsanız bu söylediklerim sizin
için hayırlıdır. |
|
|
|
|
|
|
86. |
Bir de öyle tehdit ederek her caddenin
başına oturup da Allah'ın yolundan O'na iman edenleri
çevirmeyin ve yolun çarpıklığını arzu etmeyin.
Düşünün ki, siz azlıktınız, O, sizi çoğalttı
ve bakın o bozguncuların sonu ne oldu! |
|
|
|
|
|
|
87. |
Eğer içinizden bir kısmı,
benim gönderilmiş olduğum gerçeğe inanmış,
bir kısmı da inanmamışsa, Allah aramızda
hükmünü verinceye kadar sabredin. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır. |
|
|
|
|
|
|
88. |
Kavminden büyüklenmek isteyen cumhur
cemaat dediler ki: "Ey Şuayb, mutlaka seni ve seninle birlikte
iman edenleri memleketimizden çıkaracağız, ya da muhakkak
dinimize döneceksiniz." Dedi ki: "İstemesek de mi?" |
|
|
|
|
|
|
89. |
Doğrusu Allah bizi ondan kurtarmış
iken sizin dininize dönecek olursak bir yalan söyleyerek Allah'a iftira
etmişiz demek olur. Ona tekrar dönmemiz bizim için olacak şey
değildir, meğer ki, Rabbimiz olan Allah dilemiş olsun!
Rabbimiz herşeyi ilmiyle kuşatmıştır. Biz
Allah'a güvenmişiz. Ey, bizim Rabbimiz, bizimle kavmimiz arasında
hak ile hükmet. Sen hükmedenlerin en hayırlısısın!" |
|
|
|
|
|
| 90. |
Kavminden ileri gelen kafirler dediler
ki: "Eğer Şuayb'a uyarsanız andolsun ki, o takdirde
mutlaka zarara düşersiniz." |
|
|
|