|
|
|
|
|
|
61. |
Eğer onlar barışa yanaşırlarsa
sen de ona yanaş ve Allah'a dayan; çünkü işiten, bilen ancak
O'dur. |
|
|
|
|
|
|
62. |
Eğer sana hile yapmak isterlerse,
sana Allah yeter. O'dur seni yardımı ile ve inananlarla
destekleyen. |
|
|
|
|
|
|
63. |
Ve onların gönüllerini uzlaştıran
da. Yoksa yeryüzünde ne varsa hepsini harcasaydın yine de onların
kalplerini birleştiremezdin. Ancak Allah, onların arasında
birleşmeyi sağladı; çünkü O, güçlüdür, hikmet sahibidir. |
|
|
|
|
|
|
64. |
Ey peygamber, Allah, sana ve arkandan
gelen mü'minlere yeter! |
|
|
|
|
|
|
65. |
Ey peygamber, mü'minleri cihada teşvik
et! Eğer sizden sabreden yirmi kişi olursa ikiyüz kişinin
üstesinden gelir ve eğer sizden yüz kişi olursa o küfredenlerden
binini alteder. Çünkü onlar, gerçeği kavrayamayan anlayışsız
bir topluluktur. |
|
|
|
|
|
| 66. |
Şimdi Allah sizin yükünüzü hafifletti
ve sizde bir zaaf bulunduğunu bildi. Şimdi sizden sabredecek
yüz kişi olursa, ikiyüz kişiyi alteder. Sizden bin kişi
olursa, Allah'ın izniyle ikibin kişiye üstün gelir. Allah
sabredenlerle beraberdir. |
|
|
|
|
|
|
67. |
Hiçbir peygamberin, yeryüzünde ağır
basmadıkça (kafirlere karşı
ezici bir üstünlük sağlamadıkça),
esirlerinin olması doğru değildir. Siz dünya varlığını
istiyorsunuz, Allah ise ahireti kazanmanızı istiyor. Allah,
güçlüdür, hikmet sahibidir. |
|
|
|
|
|
|
68. |
Eğer Allah tarafından bir
yazı gelmiş olmasaydı, aldığınız
fidyeden dolayı kesinlikle size büyük bir azap dokunurdu. |
|
|
|
|
|
| 69. |
Artık elde ettiğiniz ganimetten
helal ve hoş olarak yiyin ve Allah'tan korkun! Çünkü Allah, bağışlayan,
çok merhamet edendir. |
|
|
|
|
|
| 70. |
Ey peygamber, elinizdeki esirlere de
ki: "Eğer Allah, sizin kalplerinizde bir hayır olduğunu
bilirse, size, sizden alınandan daha hayırlısını
verir ve günahlarınızı bağışlar. Allah,
bağışlayan ve merhamet edendir. |
|
|
|
|
|
|
71. |
Eğer sana hiyanet etmek isterlerse,
unutmasınlar ki, bundan önce Allah'a hiyanet ettiler de kahredilmelerine
imkan verdi. Allah, herşeyi bilendir, hikmet sahibidir. |
|
|
|
|
|
|
72. |
İman edip yurtlarından göç
eden ve mallarıyla canlarıyla Allah yolunda savaşanlar
ile onları barındıranlar ve yardıma koşanlar,
birbirlerinin dostudurlar. İman edip de hicret etmeyenler hicret
edinceye kadar sizin için onlara velayet namına birşey yoktur.
Bununla beraber sizden dine ait bir konuda yardım isterlerse,
aranızda antlaşma bulunan bir topluluk aleyhinde olmamak
şartıyla, yardım etmek de üzerinize borçtur. Allah,
yaptıklarınızı görüp gözetir. |
|
|
|
|
|
| 73. |
Kafirler de birbirlerinin dostlarıdırlar.
Böyle yapmazsanız, yeryüzünde bir fitne ve büyük bir fesat olur. |
|
|
|
|
|
|
74. |
İman edip hicret eden ve Allah
yolunda cihada gidenlerle onları barındırıp yardıma
koşanlar, işte onlardır gerçek mü'minler. Onlara bi
bağışlama ve bol rızık vardır. |
|
|
|
|
|
|
75. |
Sonradan iman edip hicret eden ve sizinle
birlikte cihad edenler de sizdendir. Akrabalar ise, Allah'ın
kitabına göre birbirlerine daha yakındırlar. Şüphe
yok ki, Allah herşeyi bilir. |
|
|
|